23 Mayıs 1996

AŞK MAHKUMU






Özledim seni ,günler boyu yapayalnız.
Parmaklarımla saymaktan yoruldum, sensizliğimi.
Birseyler yazmak tutkusu sardı benliğimi.

Bir pranga mahkumuyum sanki bu bomboşlukta.
Çaresizliğim yemek,gözyaşım suyum oldu.
Birseyler yapmak arzusu sardı benliğimi.

Demir parmaklıklar ardında güçsüz,
Seni bekledim belki gelirsin diye.
Rüyalarımda aradım seni,
- günler boyu yapayalnız.
Gördüğüm ,koyuca bir karanlık,
Oysa sen,
- bir çiğ damlası kadar berraktın.

Bir çağrı,bir haykırı bekledim senden.
Bekledim ya
- boşu boşuna bir ümit damlasıydı bu.
Sen, kendi yaşantınla dopdoluydun oysa.

Ümit damlalarım kuruyor gün geçtikçe.
Gel ,çoğalt pınarımı özlemim dinsin.

Ellerim ,boşlukta uzanmaktan yorgun,
Prangalar soğuk,
- mahkûmluğa alıştım artık
Bağlılığım,tutsaklığım senin için
Çaresizliğim yemek,
- gözyaşım suyum oldu.
Vazgeçtim birseyler yapmak arzusundan epeydir.

Sen yeterki gel ,aydınlat karanlığımı.
Sıcaklığın eritir kelepçeleri.

Sen
- kendi yaşantınla dopdolusun oysa.
Beni de düşün biraz, ne olur !

Özledim seni, günler boyu yapayalnız.
Yalnızlıktan yoruldum, ölesiye.
Sensizlik cezası kaç yıl ? unuttum.
Ziyanı yok ,alıştım mahkumiyete.
Ama,
- ziyarete gel bir kez olsun.
Kopkoyu karanlığım, beni yutmadan.
Kurtul,
Özgürlük mahkûmluğundan, kurtul.
Çöz kendi bağlarını.
İlk ve son kez gel.