29 Ekim 1997

YİNE İNSANLAR




Yürüdü sokaklarda
Yine itiş, kakış
Sloganlar atıldı
Birkaç gözaltı
Birkaç yaralı


Yine aynı senaryo
O film tekrarlandı
Büyük laflar edilip
Coşkuyla alkışlandı

Bir de etnik bir türkü
Deli fişek pankartlı
Halay bile çekildi
Hem de davul zurnalı

Ne değişti yıllardır
Ne kazanıldı acep
Meydanlar tok halkıma
Pembe koltuklar ise
Bir avuç aça kaldı

10 Mayıs 1997

Sevda




Boştu
Yanımda yerin boştu
Yatakta sıcaklığın
Tenimde kokun

Yoktun
Aradım seni yoktun
Özledim seni yoktun

İçimde bin hüzün Sensiz
Yanı başım sensiz
Yalvarırım dön artık
Bak olmuyor sensiz

Sensiz
Gözler şimdi deniz
Yaşanmaz bu acıyla
Sevgisiz,
Çaresiz

Sordum,
Seni ellere sordum
Yollarım çıkmaz sokak
Sensiz kayboldum

Boştu,
Yatağım yine boştu
Kokun tenimde yoktu

Artık yoruldum
Sensiz
Bu ev sensiz sessiz
Yalvarırım dön artık
Bak olmuyor sensiz

Sensiz
Gözlerim bir deniz
Yaşanmaz bu acıyla
Sevgisiz,çaresiz



2.SARKI SÖZÜ DENEMEM

Neden ?
Terk edip gitmen neden ?
Gözlerim dolu dolu
Ağlamaklıyım.
Neden ?
Bendeki bu hal neden ?
Erkekler ağlamazmış !
Böyle dediler...

Sevda
Anladım.
Bu sevda
Yanarım,aldırmazsın
Dinle bu şarkıda

Sevda
Bende deli sevda
Sevebilseydi no’lur
Ağladım suçsa da

Gitme
Bırakıp beni gitme
Sevgiye doyacaksın
İnan bu sözüme

Dinle
İnadı bırak dinle
Yalvarıyorum gitme
Kal biraz benle

Sevda
Ağlatan bir sevda
Yanarım aldırmazsın
Dinle bu şarkıda

Sevda
Bende deli sevda
Biraz sevsen no’lur
Ağlamam bir daha



İNANÇ LİSESİ...

Okulun değerli öğretmenlerinden olan Günay Çoban müziği getirmişti bana...
Ben de o müziğe göre bu şarkı sözlerini yazmıştım.
Sonra...
Sonra ne oldu bilmiyorum akıbetini...
Herhalde beğenilmedi deyip kapattım o faslı...

23 Nisan 1997

BİR ABLADAN SESLENİŞ


Bu şiir,Filiz Ateş’e ithaf edilmiştir.


Selvi boylum,
- nazlı huylum
Sana sesleniyorum
Beraberdi
- güldüğümüz ve ağladığımız
Kaçamaklarımız,hastalıklarımız
Ve dolu dolu yaşadığımız.

Bir takvim yaprağı hepsi
Akıp giden zamanda.
Yıllar dakika,
- saatler saniyedir
Bir anlık mutluluğumuzda.

Kalansa bebeğim,
Unutulmaz bir taddır damağımda.

İnce zevklim,
Alınganım.
Zaman,akan bir yaş yanağında

Sana,senle sesleniyorum.

Beraberdi,
- yediğimiz ve içtiğimiz
Hayranlıklarımız,sırlarımız
Ve ince ince ördüğümüz
- dostluk kazağında.
Bir rüya gibi şimdi akıp giden zamanda.

O zaman ki bebeğim,
Unutulmaz bir taddır damağımda.

Yeni açmış çiçeğim,
Filiz’im
Sana sesleniyorum...
Bildiğindir, dikenli yollarımız
Bildiğindir, yalancı dostlarımız
Bildiğindir, geçen yıllarımız

Oysa bilmediğin...
Umutlarımız,
Rüyalarımız,
Ve yarınlarımız,yarınlarımız...

Hayat,
- geçmişten ders almaktır aslında.
Geleceği omuzlamak,
- mağlup olmamakla
Sevebilmek,
- yürekten,canlılıkla

Kalansa bebeğim,akıp giden zamanda
Sadece
- geride bıraktıklarımızda,
- yaptıklarımızda...

Selvi boylum,
Nazlı huylum;
Dedim ya ;
- zaman bir sudur aslında
Dileğim,
O suda
- kaybolan bir çöp olma.

Geçmişle ,gelecek adlı bir köprü var bak
Kendi ellerimizle kurduğumuzda.

Talih kuşu konacak mı?
Sakın onu bekleme yarınlarda.

Kazanan daima savaşandır.
Sevilen,kalp kazanandır
En büyük mahkeme ise,
- vicdandır.

İsteğim,
Hep mutlu olman aslında.
Bilmem
- dediklerim kalacak mı aklında?
Yoksa
- unutulan bir şarkı,bir şiir misali
Sararacak mı
- bu yapraklar arasında?

Beklediğim,
Gurur duymak,yarınlarında
Her zaman,ablan olabilmek aslında.
Ve sen bebeğim.
Unutulmaz bir tadsın damağımda...