09 Ekim 2019

Oğul - Tüm şehit annelerine ithaf edilmiştir






Alların içinde gelirken bana
Al kanlar içinde doğmuştun oğul
Unuttum sanmıştım doğum acını
Ölümün yanında o neymiş oğul
.
Elimi tutup da yürüdüğün gün
Canlandı gözümde okul dönüşün
Hani ilk sakalın çıktığı o gün
Çatal çatal sesinle canımdın oğul
.
Bıyıkların terlerken on altı mıydın?
Halaylar çekerken komşu düğünde
Ne tez büyüdün de yoklaman geldi
Gözümde nur idin sevgili oğul
.
Halayları senin için çektiler
Yeni yetişen arkadaşların
Eller üzerinde hoplatılırken
Düşeceksin diye korkmuştum oğul
.
İlk üç ay sofrada yerin boş iken
Koyardım tabağı gelirsin diye
Sen yoktun, kalbime saplanır diken
Şafağı sayardım bilirsin oğul
..
Yemin törenine gelememiştim
Ağladım, töreyi yenememiştim
Oğlumu gidip de görememiştim
Savruldun sılaya yanarım oğul
.
Şafaklar sayılıp, gün beklenirken
Mektubun gelirdi okurdum oğul
Günlere yeni bir gün eklenirken
Yolladığın resmini koklardım oğul
.
Sesini duyduğum ender anlarda
Yüreğim titrerdi sanki bir anda
Helallik dilerdin her telefonda
Haklarım helaldi sana hep oğul
.
İzine geleceğim dediğin günde
Evime gün doğdu işittiğimde
Hani sarma dolma istediğinde
Canımı sarasım geldi be oğul
.
Günleri sayarken bir telaş ile
Haberin tez geldi asker eliyle
Çatışma yapılmış dağ itleriyle
Göğsünden vurulmuş ölmüşsün oğul
.
Şimdi al bayraklar sarmış bedeni
Yavrumun yanına götürün beni,
Allara boyanmış kutsal kefeni
Rabbime yürüdün ey güzel oğul,
Şahadet şerbetin içtin be oğul.
.
Yanıyor içimde sana ait şey
Kefenin ıslanır, gozümdeki ney?
Ey şehidim, Mehmedim ey gonca gülüm
Bu vatan satılmaz, yerde kalmaz kan
Titre kahpe düşman, eğ başını eğ
.
Yanar anaların garip yüreği
Eğilir mi sandın Türk'ün bileği
Fedadır vatana oğullarımız
Yollarız savaşa, takıp tüfeği
.
Evlatlar biterse biz buradayız
Yürek yangınımız yakacak sizi
Elif'iz, Ayşe'yiz ,Kezban, Zöhre'yiz
Ezecek nasırlı topuklar sizi
.
Sanmayın bölünür bu aziz vatan
Çelik göğsü bulur kurşunlar atan
Hükümet sormazsa size bunları
Hesabı soracak kabirde yatan
.
Vurulup öylece yatıyor yerde
Bir hasretli bakış, kan var o serde
Nerdesin Allahsız nerdesin nerde?
Çık karşıma er isen göster kendini
Cesaretin var ise vur düşüncemi
.
Bizler önce vatan diyenlerdeniz
Allah'a hamd edip gidenlerdeniz
Sadece secdede eğilir başlar
Ölümü Zemzem gibi içenlerdeniz
.
Korkmayız versek de cankuşumuzu
Ağlayarak gömsek de son yavrumuzu
İmanlı sinemiz en sağlam siper
Vermeyiz kimseye can yurdumuzu



08 Temmuz 2019

Bir Resim bir Şiir




Bir yola çıkmşsın ki dönüşü yok bir daha
Başlamak ne mümkündür yeni baştan bir daha
Geride kalan şimdi sanki çölde bir vaha
İstemezdin belki de yaşamayı bir daha
.
Her ne olduysa oldu herşey sanki bir anlık
Bir varsın bir de yoksun ölüm bile bir anlık
Boşa geçmişse eğer, boşsa inan çok yandık
Heves dediğin ne ki hepsi hepsi bir anlık
.
Goncaydık açtık sonra, erdik geldik bir yaşa
Binlerce gün geçse de sen doğruyla bir yaşa
Az yaşa, çok yaşa ne ? Akıbet gelir başa
İnancına sarıl ve Rabbin ile bir yaşa
.
Yer gri gök griyse ne çıkar ardı mavi
De ki bir kuş olmuşsun kanat çırp mavi mavi
Örgün doğru örülsün, yüreğin olsun kavi
Ha sandal ha bir tabut son rengin işte mavi
.
Ne koyarsın sandala bu dönüşsüz gidişte
Zaman dediğin nedir, bu duraksız gidişte
Hamdık, yandık, piştik mi bu bilinmez sır işte
Duam yanında aşkın bulunsun bu gidişte
.
Aşk ile aşka gitmek ne güzel bir hayaldir
Aşabilip Sırat’ı uçabilmek hayaldir
Biz körüz bilemeyiz Ona herşey ayandır
El Makamü’l Emînde kalabilmek hayaldir

Çiğdem Altınöz
08/07/2019- Antalya

Fotoğraf: Murat Aydınlılar

07 Haziran 2019

Kahve ve aşk




Kızım bir kahve yapmış, bol köpüklü lezzetli
Ama suratı asık belli ki biraz dertli
Sordum ne oldu yine düştü suratın yere
Söylemedi nedense ısrar ettim kırk kere
.
Mutfağa doğru düştü yolum işte bu yüzden
Öğrenmeli sebebi, anlamalı kökünden
Baktım tezgâhta fincan boynu bükük yatıyor
Cezve onun yanında gözyaşları döküyor
.
Ağlama dedim ama yoktu duyan dinleyen
Cezvenin hali harap, keman sanki inleyen
Bu ne büyük sevgidir sordum cevap vermedi
Beklediğim yanıtlar bizim kahveden geldi
.
Dedi onun derdini bir ben bilirim inan
Bakma sen gözyaşına fincan acısı yalan
Onun derdi benledir yıllardır bana aşık
İnan ki çok kıskanır içine girse kaşık
.
Kahve, Yemen’den gelmiş, kimse bunu unutmaz
Özenle pişirince, kokusu dayanılmaz
Bakır ise kararır yıllarca parlatılmaz
Eskiyince atılır adı bile anılmaz
.
Fincan kırılsa bile hatırı var kahvenin
Gel gör ki kimse bilmez kıymetini cezvenin
Oysa yanar ateşte koruyarak kahveyi
Kim ondan iyi bilir yana yana sevmeyi
.
Sevdin mi için için yanarak seveceksin
Gelen bin derde bile eyvallah diyeceksin
Var cezve ol sev yeter, kim pişmiş ki yanmadan
Asla vazgeçme sakın, Yaradanı anmadan
.
.
Çiğdem Altınöz

Fotoğraf : Murat Aydinlilar


Neydi sebebi?




Dalından ayrılınca nazlı gelincik
Döküyor yaprağın ağlıyor gibi
Kopardın dalımı yıktın dünyamı
Buna değer miydi, neydi sebebi?
.
Aşk dedim bilmedin hiç anlamını
Ah dedim duymadın bu feryadımı
Taparak dünyaya aldın ahımı
Buna değer miydi neydi sebebi?
.
Bahardık , tomurcuk, çiçek bir zaman
Yeşerdik boy verdik demedik aman
Farkıma varmadın geçiyor zaman
Buna değer miydi neydi sebebi?
.
Hevesler uğruna kötüye aktın
Dökülen yaşlara görmeden baktın
Acımadan yüreğimi nasıl da yaktın
Buna değer miydi neydi sebebi?
.
Oysa anlamadın aşktı aslolan
Aşk varsa cihanda gerisi yalan
O aşk ki tektir hep bizi yaratan
Bilmedin bilmedin neydi sebebi?

20 Ocak 2019

İçim acıdı



Bir müzik dinledim yüreğim ayaz
Eskileri andım içim acıdı
Tozlu yollarında gezindim biraz
Gerçek gibi sandım içim acıdı
.
Bir anı, bir resim bazen de mektup
Sararmış anılar kaybolmuş kutup
Nerdeyim, ben kimim birden unutup
Yalancıya kandım, içim acıdı
.
Herkesin hayatı kendine roman
Kiminin düz yolu, kiminin orman
Çekilen her çile bilsek ne yaman
Bin ateşte yandım, içim acıdı
.
Varlığa yokluğa şükrettim her dem
Çiğ süt emmiş dedim velev ki adem
Kaderim böyleymiş, öyleymiş madem
Tuza ekmek bandım, içim acıdı
.
Bir haber okudum sonu pek yalan
Pazara koysan da olmaz bir alan
Gel gör ki yalanı bende bir talan
Doğruyu umandım içim acıdı
.
Yalancı dünyaya çabuk kandılar
Baş secde bilmezken Rabbi andılar
Günahı mum sanıp boşa yandılar
Hakk’a el açandım içim acıdı
.
İnsanoğlu denen garip yaratık
İnançsız sanki çöp, bir katı atık
Akıl bitmiş ise umut yok artık
Zamanda bir andım içim acıdı
.
Mis koktu burnuma evlat kokusu
Her birinin ayrı, huyu, dokusu
Elbet başlayacak ölüm uykusu
Can içre candım da içim acıdı
.
Rabbim bana verdi üç güzel elmas
Her biri değerli birbirinden has
Evladı yok sayan, ahlaken iflas
Elifimi sarandım içim acıdı
.
Yıllar akar iken hamdım, dumandım
Kimi gün yel idim çokça barandım
Kıymetim bilinse belki mercandım
Oysa hep hüsrandım, içim acıdı
.
Rabbime dedim ki kul hakkım olsun
Senin terazine çektiğim dolsun
Çünkü biliyorum en doğru yolsun
Ağladım, ağladım içim acıdı



13 Ocak 2019

Çocukluğa köprü kurdum



Öyle uzakta kalmış, inan zor anımsamak
Sararmış anılarım, silik resimler gibi
Asude çocukluğu bir şiirle yaşamak
Geçmişe bir yolculuk yapıyor olmak gibi

***
Düşündüm de
Yarım yüzyıllık yaşam…

Hayret
Nasıl da geçmiş zaman

Bir resim…
Siyah , beyaz
Bahçede sardunyalar

Saksıda bir sopa
Sopaya takılmış
- yarım yumurta kabuğu

Önde ben,
Bin dokuz yüz elli altı çocuğu

Yüzümde
Aydınlık gülümsemem
Sorsan.
- Yer neresi
Diyemem

Kulağımda
Takunyalarımın
bir de…
Dedemin sesi
Taş sektirdiğim bahçe
Ölen bir serçe

Ah
Bir de çığırtkanlığım
- Hülliyet, Milliyet, Aşkam
- yok mu gazte alan?

Satmaya çabaladığım
Bir hafta önceki gazeteymiş
Ne gam…

İlk okulum,
İsmet öğretmenim
Erkek ismi gibi ama, bayan
Soyadı da Eryolalan

Nedense
Ne yüzünü unuttum, ne de sesini
Demek ki sevmişim kendisini

Üst üste dizdiğimiz dokuz taş,
Eve dönüşlerde kirli üst baş
Ya dayak attıklarıma ne demeli ?
Kız çocuğu değilim sanki
Çantamı eve kadar taşır erkekler
Ya her mevsim kapıma gelen çiçekler?
Hani var ya…
Az dayak yemedim babamdan

Ama n’apim
Vazgeçemem çiçek sevdamdan

Bozuktu aram nedense matematikle
Amca desteği ile barışmıştım fizikle

Fransızca desen sular seller gibi
Şimdiyse aklımda kalan
- Ko man tel le vu
- Sen yaptın sen ye onu

Orta, lise derken
Baktım ki büyümüşüm…
Vazgeçtim pek çok şeyden
Üniversiteye giderken

Çalındı düşlerim, bitti hayaller
Babam dedi…“İşte kızım buna hayat derler”

***
Oysa bilmezdi babam, bitemezdi umutlar
Cebimde saklı durur çocukluk misketlerim
Her birinde bir düşün renkli yansıması var
Ondandır sanıyorum, değişik şiirlerim…

.
.
.