26 Eylül 2018

Şu ömür beklemek değil mi zaten?


Örerim sabırla hayat kazağın
Yaptığım güne gün eklemek zaten
Elbet kavuşacak can cananına
Şu ömür değil mi beklemek zaten
.
Kimi gün kırılır orta yerinden
Sarsılır ağlarsın içten derinden
Gözyaşın sineye iner serinden
İncinen kalbin işi teklemek zaten
.
Yükün ağırlaşır geçerken zaman
Sabırla taşırsın demezsin aman
Hayat yolculuğu her zaman yaman
Acıyla, tatlıyı yüklemek zaten
.
Bazı gün kaparsın gönül kapını
Anlarsın kendini, eden çapını
Yenilemek istersin yıkık yapını
Biraz da geçmişi peklemek zaten
.
Ömrünce yaşadın nice anları
Elbette olacak farklı yanları
Toprağa verdiğin onca canları
Yüreğinde yoğurup saklamak zaten
.
Zaman bir su gibi nazlı akarken
Kardan bir taç olup başın takarken
Kıyıda öylece durup bakarken
Ümit çiçeğini koklamak zaten
.
Ne düşler kurarsın yaşam boyunca
Her biri kendince, kendi huyunca
Bükülür boyunlar melül, mahzunca
Çoğu kez çökersin, tıklamak zaten
.
Aldırmaz en dipten bile çıkarsın
Geriye şöylece dönüp bakarsın
Güvenip kendine çok şey yaparsın
Hak hakikat özü aklamak zaten
.
Acımazlar kırılır kanadın kolun
Yıkılır hayaller, kesilir yolun
Dostlarım Allah’a emanet olun
En acı meyvayı yoklamak zaten
.
Vakit gelir bir gün yolculuk başlar
Etekten dökülür bir bir o taşlar
Gözlerden akar mı acılı yaşlar?
Hayat bir baharda paklamak zaten
.
Yağmur olup yağsan tüm yüreklere
Bezensen ömrünce güzel renklere
Çiğdem çiçeğisin nihayetinde
Hiç olup kendini haklamak zaten
.
Hakk ile kendini haklamak zaten
.
.
Çiğdem Altınöz

12 Eylül 2018

Olur mu?






Bir düşün esiri olmuşsa gönül
Hayal eder durur olmaz olur mu
Titreyip dururken mahzun ve melul
Benizler gün be gün solmaz olur mu
.
Ufukta belirsiz binlerce gölge
Kötüyü iyiden kovmaz olur mu
Sonsuz gece midir yürüdüğün yol
Ay mıdır, güneşse doğmaz olur mu
.
Olursa olmazlar, olduran vardır
Olduracak sebep bulmaz olur mu
Bugün açmadıysa papatyaların
Çakır dikenlerini yolmaz olur mu
.
Düşler hep düş kalmaz dedi bir bilge
Sonunda ölüm var gelmez olur mu
Bir avuc gözyaşı bir damla gülüş
Ayrılık ciğeri delmez olur mu
.
İnsanda var olmus koca bir yürek
Aşk ile yanınca ermez olur mu
Tüm varlığınla adanmış isen
Can canana o canı vermez olur mu
.
Esiri olmuşsan dönülmez aşkın
Başına karların yağmaz olur mu
Süt dolmuş memeye koşarcasına
Açlıkla o aşkı sağmaz olur mu
.
Kalmadı düşlerden elde hic bir sey
Ne rüya ne hayal görmez olur mu
Ömür dediğimiz o ince iplik
Sonunda bir kazak örmez olur mu
.
Vur kendini aşka yan bir mum gibi
Hakka yürünürken sönmek olur mu
Doğru yolda sımsıkı sarıl o ipe
Şeytana uyup da dönmek olur mu
.
Yürü hiç korkmadan aşkın yolunda
Utananlar başları eğmez olur mu
Karşılıksız sev ki sevmek çok güzel
Yaradan kulunu sevmez olur mu
.
Çiğdem Altınöz

12.Eylul.2018 - Antalya



05 Temmuz 2018

Ağlarım




Rahmetinden sual olunmaz Hakk’ın
Düşünür de için için ağlarım
Bilinir mi Hak nezdindeki katın
Korkarım da titreyerek ağlarım
.
Yer üstünde yer altında bir dünya
Geldik gidiyoruz bu inan rüya
Eller çıksa bile uzaya, aya
Bastığım yer kimin diye ağlarım
.
Dost dediğin çokça çıksa da yalan
En yakının seni etse de talan
Nedir bizden izler, geriye kalan
İyi olsun diye yanar ağlarım
.
Sevdiklerin bir bir kaysa elinden
Hakk aşkını tekrarlarsın dilinden
Gönül sazı çağlar dünya ilinden
Yedi katı düşünür de ağlarım
.
Üstü yalan altı gerçek toprağın
Kimse duymaz tekbirini yaprağın
Küheylandır üstündeki şaprağın
Tozu dumanlara katar ağlarım
.
Hakk yolunu bilen belli sözünden
Allah aşkı yakıyorsa közünden
Ağlamak gelir de o an özünden
Yana yana aşk adına ağlarım
.
Zaman denen ne ki gelir ve geçer
Bilinmez Azrail hangimiz seçer
Sorguya çekilir gün gelir beşer
Hesap veremezsem diye ağlarım
.
Ömür dediğimiz belki imtihan
Ölüm çıkagelir bir gün nagehan
Bir Fatiha okur belki duahan
Yaş kemale erdi bilir ağlarım
.
Birşeyler yazarım usulü bilmem
Ayakmış uyakmış bilsem dizemem
Pınarımdan çağlar gözyaşım silmem
Dost yazdıkça okur, yanar ağlarım
.
Çiğdem yazdı bunu okurken şiir
Aldı Üstadından bir ana fikir
Gönlünde dilinde vardır hep zikir
Özüme gem vurmaz yazar ağlarım

Çiğdem Altınöz 



26 Haziran 2018

Al artık beni



Minik bir serçeyim, kırık kanadım
Yarama merhem diye bilirim seni
Bilemezsin yıllarca nasıl kanadım
Hekimler onmazken on artık beni
…………………………..Sarılmış her yanım çöz artık beni
.
Toprağa düşerken yağmur misali
Nasıl yakalarsın bilemem beni
Bağrıma ekilmiş eşsiz hayali
Yeşerir gün be gün gör artık beni
…………………………..Ben bile bulmazken bul artık beni
.
Musalla taşında son bulur adım
Gelmez yitirilen o günler geri
Olsaydı bir anım, birazcık tadım
Derdim gel bu yana, gel beri ,beri
…………………………Eridim, buharım gör artık beni
.
Oysa yok dünyada ne yer, ne izim
Denize düşmüş damlayım, yeni
Hangi kitap yazar mutluluk bizim
Gönül sayfasında bulayım seni
…………………………hıfz ederim her daim, er artık beni
.
Geldik gidiyoruz, var sen oyalan
Sözü süsleyerek boyan, boyalan
Bilirim söz yalan , sevgiler talan
Haksızsam ötede sorgula beni
…………………………Suçluysam kes hüküm, yer artık beni
.
Kirlenen duyguya bulaştı şehvet
Böyle miydi eski, böyle miydi aşk
Her işin sonunda alınan lezzet
Kalmadı dünyada ölünesi aşk
…………………………Kerem’den Aslı’dan sor artık beni
.
Titrerdik en ûlvi duygular ile
Değmezdi tenlere gözden başkası
Vermezdik dünyayı verseler bile
Sevgili tek idi yoktu başkası
………………………...Eşsiz sevgilerle yor artık beni
.
Kuru hülyaların ardında zaman
Saklanıp acıtır, akıtır yaşlar
Dünya bir cehennem, yaşamak yaman
Sonsuz sükuttadır dikili taşlar
………………………..Bembeyaz bir taşa yaz artık beni
.
Nasılsa mutluluk haramdır bana
Mutluyum sanıp da olmayım aptal
Sevda pınarımdan iç kana kana
O ilahi aşkla olmuşum abdal.
………………………Pir Sultan Abdal’la an artık beni
.
Garip bülbül gibi yanarım güle
Sencileyin bilir mi o gül de beni
Elveda ey dünya git güle güle
Emanet ederim sana da seni
Ey ab-ı hayatın eşsiz cevheri
……………………….Aç Araf kapısın al artık beni






15 Haziran 2018

Değildir Bayram



Olursa Ramazan şuuru
Farzın niye farz olduğu
Anlamak eğriyi, doğruyu
Allah için çekilen
- Açlık ve susuzluğu

Sabrı ve tahammülü
Bilme fırsatıydı Ramazan
Rahmet ve Mağfiretin
Bol mevsimiydi Ramazan

Sabah kahvaltı yapıp,
Doya doya çay içmek
Ramazan bitti diye
Çocuk gibi sevinmek
- değildir Bayram

Sigara tüttürerek
Eller cepte gezinmek
Camiye hiç uğramadan
Verilen şekeri yemek
- değildir Bayram

En yeni giysilerle
Giyinip caka satmak
Olmayanı düşünmeden
Keyf ile hava atmak
- değildir Bayram

Oruç tutmuş gibi görünmek
Hak etmişçesine sevinmek
Anlamadan o şuuru
Bayram diye bayram etmek
- değildir Bayram

Misafiri zûl sayıp
Perdeleri kapamak
Yorgunluğu bahaneyle
Tatil yerine kaçmak
- değildir Bayram

Sevgi ve şefkatten uzak
Kaynaşamamak bir tuzak
Gerçek manadan uzak
Yaşamak değildir Bayram


Bayramı gerçek manası ile hissederek ;

Kalbimizdeki imanın, yerine getirmeye çalıştığımız ibadetlerin kişiliğimizi ve davranışlarımızı kemale erdiren güzel ahlâk ile bütünleşmesi,
içimizde yeşerttiğimiz umut ve huzurun bütün insanlık ailesini kaplaması,
farklılığı zenginlik sayabilen bir anlayışla sevgi ve kardeşlik dolu yarınlara daha bir umutla baktığımız bayramlara ulaşılması temennisiyle,

Ramazan Bayramınızı en içten dileklerimle tebrik eder, bayramın milletimize, ülkemize, dünyamıza ve bütün insanlığa huzur ve barış getirmesini Yüce Mevlâ’dan niyaz ederim.

Sevgi ve saygılarımla


Çiğdem Altınöz

Aşkın adı sevgi değil


Sevmek öyle kolay değil
Sanırım ki seninki aşk
Kelebeğin kanadında
Uçuşan toz gibidir aşk

Yanar döner duyguların
Göremezsen olmaz tadın
Aklında O, fikrinde O
Budur zikrin tek ilahın

Gözlerine şiir düzer
Şarkılarla halin sezer
Sesi ilaç gibi bazen
Duyduğunda aklın gider

Yanarsın hep günler boyu
Yüreğinde aşkın dolu
Gözüne güzel gözükür
Sevdiğinin huyu suyu

Sonra bir gün bir şey olur
Bu büyük aşk nefret olur
Unutulur tüm duygular
Anılarda yerin bulur

Sevmek öyle kolay değil
Aşka benzemiyor asla
Aşk kıvılcım saçar belki
Kor ateşle bir kıyasla

Kıvılcımlar söner elbet
Kor ateşse yakar her dem
Sevgi kuşatır insanı
Akıla vurulmaz gem

Altüst eder hayatını
Etkiler tüm yaşamını
Kalbe vurulur mühür
Bu ne büyü, ne de sihir

Gelip geçmez gerçek sevgi
Kalır, yerleşir bedende
Seversin yürekle, ruhla
Sevdiğini bilmese de

Çıkaramazsın beyninden
Sökemezsin yüreğinden
Unutulmaz sevildimi
Var oldukça sevgin de var

Belki aşklar çeşit çeşit
Bin türlüsüne rastlanır
Sevgi ise yalnızca tek
Bir mabuda bağlanılır

İşte budur diyeceğim
Sevmek öyle kolay değil
İkisi farklı duygular
Aşkın adı sevgi değil.


01 Haziran 2018

Hazan zamanı




Tükendi yüreğin dayanma gücü
Hapsetti kendini, kendi kendine
Kimseye kalmadı bakacak yüzü
Dedi kal kendinle, yan sen derdine
.
Bahçeye inerken hazan zamanı
Benliğe düşüyor sarı gölgeler
Oysa değerliydi geçen her anı
Kaldı bedeninde adsız lekeler
.
Zaman dedikleri bir süpürgeydi
Bizden ne çok şeyi aldı götürdü
Oysa içimizde kaynardı lavlar
Şimdi üşür olduk, odu söndürdü
.
Sanki coşkun akan bir nehir idik
Durulduk , ovada hüzne büründük
Taze açan güldük, daldaki duttuk
Kuruyup, sararmış halde göründük
.
Bakınca zamanın geçmiş izine
Bir avuç kül kaldı ellerimizde
Savrulup dururken ölüm hüznüne
Gizleriz acıyı şiirimizde




- Mirastır şarkılar dillerinizde -
  https://www.youtube.com/watch?v=vPTrgHCHw2I

24 Mayıs 2018

Sınav



- Affet bizi çocuk-

Her gün apayrı konu her daim yeni gündem

Biz şerle ve hayırla imtihan oluyoruz
Bölündük parça parça, suç hep başkasında mı?
Bu şiirle iğneyi bize batırıyoruz
.
Düşünmüyoruz asla dünyayla doluyoruz
Sarıldıkça yaşama gün be gün soluyoruz
İş işten geçince de otları yoluyoruz
Biz şerle ve hayırla imtihan oluyoruz
.
Hem gerçek hem sanalda rüyaya dalıyoruz
Sanki birer arıyız her balı alıyoruz
Katloluyor insanlık seyirci kalıyoruz
Biz şerle ve hayırla imtihan oluyoruz
.
Helal haram demeden ne bulsak içiyoruz
Bile bile hatayı o yoldan geçiyoruz
Farkında mıyız bilmem yanlışı seçiyoruz
Biz şerle ve hayırla imtihan oluyoruz
.
Günahsızlar ölüyor, görmüyor gözlerimiz
Ne acı, hamasetle doluyor sözlerimiz
Değerini yitirdi parlayan özlerimiz
Biz şerle ve hayırla imtihan oluyoruz
.
Bir gün Filistinliyiz bir gün Arakanlıyız
Efeliğe geldi mi, harbi delikanlıyız
Gâvura göre bizler hepten eli kanlıyız
Biz şerle ve hayırla imtihan oluyoruz
.
Yediğimiz nimetin kıymetini bilmeyiz
Unuttuk insanlığı gözyaşını silmeyiz
Böyle gidersek eğer yarınlarda gülmeyiz
Biz şerle ve hayırla imtihan oluyoruz
.
Geçer, geçmez sanılan anlayamazsın bile
Kör olup da inanca, adalet diye diye
Bu kadar aymaz olmak, bunca itiraz niye
Biz şerle ve hayırla imtihan oluyoruz
.
Çıkar başını kumdan bak dünyaya iyice
Işık tersten gelince gölgen senden irice
“Oku” denmiş hikmet var azıcık düşününce
Biz şerle ve hayırla imtihan oluyoruz
.
Gerçeği gösteriyor eğer açıp okusan
İmanın gücü ile kilim gibi dokusan
Ol güneş gibi sıcak olma nefreti kusan
Biz şerle ve hayırla imtihan oluyoruz
.
Kitabında her detay birer birer yazıyor
İnanmayan reddeden her devirde azıyor
Kişiler yaptığıyla mezarını kazıyor
Biz şerle ve hayırla imtihan oluyoruz
.
Hayatımız bir sınav kazanmak değildir zor
Bilemiyorsan yolu gerçek bilene bir sor
Akıllanmayacaksak cehennem tümden bir kor
Biz şerle ve hayırla imtihan oluyoruz
.
Bilemezsin ki şu an belki ömrün son anı
Yerin düşmanın değil dostun güvenli yanı
Bir olmak, iri olmak, diri olmak zamanı
Biz şerle ve hayırla imtihan oluyoruz

13 Mayıs 2018

Fasl-ı Hazan




Güne elveda derken ba'zan mahzun olunur
Solarken sisli zaman, erir ve kaybolunur
Bilemezsin kaç titrek vakit kaldı ömürde
Mağribdeki şu'lereng yer ediyor gönülde
.
Güle yangın bülbülün pek acıklı ötüşü
Fasl-ı hazandır zaman, yok geriye dönüşü

.
Uzanırken gölgeler garbı aşıp taşıyor
Gurbette gün batımı gözleri yaşartıyor
Usulca iniyorken omzuna hasret tülü
Dokununca cansitân, kokar mı ömür gülü
.
İrtihal etme anı, rindlerin son gülüşü
Fasl-ı hazandır zaman yok geriye dönüşü







Fotoğraf : Murat Aydınlılar

Bir akşamüstü Beyoğlu’nda Suzan’ı beklerken




Güneş batarken, gölgesi suya düşmüş dağ gibiyim
Ümitlerim uzak yol yolcusu, doğurma sancısındayım

Rahmanın rahmeti sıkıntıda gizliymiş, 
- şifa acı ilaçtadır, iç ve bekle yüreğim

Telaşlı adımlar eziyor cefakâr kaldırım taşlarını
Herkeste geç kalma korkusu, 
- ya da anlamsız bir yetişme çabası

Oysa ölüm pat diye geliyor

Ne alakası var ölümün 
-  bir akşamüstü Beyoğlu’nda Suzan’ı beklerken?
.
Kaldırım taşları ezilirken ayaklar altında, 
- kimsenin umurunda değil

Tramvaya asılmaya çalışan çocuk, 
- paketlerine derdi doldurmuş teyze,

Telefonlarında kaybolmuş gençler 
akıp gidiyor su gibi

Neden zaman akmıyor, 
- zaman dediğin tartılır mı?
Ezilen taşların canı acır mı?

Boyası dökük, külüstür bir arabadan 
Orhan Gencebay sesleniyor hüzünlü
Ya evde yoksan?
.
Kendimle vuruşuyorken öylece, 
-  aklımdan neler de geçiyor

Güvercinler iniyor yorgun taşlara, 
-  dilenciler peçete kutusunda

Tanıdığım şehrin tanımadığım insanları,
- her biriniz gelip geçerken gözümden,
- ömrüm tükeniyor

Beklemek öldürür mü?
.

Sarı, kıvırcık saçlı kadın adres soruyor
- lahmacun kokulu bir adama, elleri cebinde

Okulu kırmış liseli kızlar kıvırtarak yürüyor, biraz işveli, nazlı
Duvarın kuytusunda oğlancık, müşteri beklemede

Üçüncü sınıf otel müşterisi zenci, 
- şu tinerci çocuk, ya da sıska esrarkeş

Hepsi bir öykünün satırcıkları gibi

Ya da yazılmamış senfonimin kaybolmuş notaları
Perde
.
Dalgalar vuruyorken sahilime, 
 - köpüklenirken yürek
Kırk yıllık hatrı olan kahvenin kokusu burnumda
Yakınlarda kurukahveci var mı acep?

Uzaktaki çalgıcı, gitar çalmakta Rodrigo’ya inat
Saçlarını atkuyruğu yapmış entel, 
melon şapkalı adam, 
tesettürlü birkaç bacı
Alkolle tütün aşk yaparken, mezede boğulmuş rakı
Kendini polis sanan belediyeci, 
piyango satıcısı

Sahte düşler sokağında tanıyan çıkar mı beni?
.
Açılmasa pencereler bu akşamüstü, 
- gözler görmese
Açlığını duyurmasa deniz yosuna, 
- kestane kokmasa hava,

Duvarlarda, “üstüne yeni bir sen giy” yazmasa

Şairler 
" kanatlarında yağmuru taşıyan kelebeği  " anlatmasa

Hele ki 
umudun kuşları vurulmasa bu akşam

Sahi, ölen ümitleri nereye gömerler?
.
Gölgeler kaçak oynuyor bu saatlerde, 
- ciğere de tütün iyi geliyor be

Şu lambası tekleyen direk gibi, 
- son ışıklarım sönüyor birer birer
Oysa 
Etna gibiydim patlamaya amade

Yokluğu butlan hükmündedir kayıtlara geçsin hâkim bey
Budur ömrün son celsesi, kırdığın kalemle avunurum
Başıma gökyüzü yağdı, bulutlarım tek bir renk
.
Çek ayağımdan iskemleyi cellat efendi 
-  ne bekliyorsun
Sanma ki gözyaşı yağmurunda boğulurum
Son ana kadar öylece, vakurla dururum

Bir akşamüstü Beyoğlu’nda Suzan’ı beklerken
Tek kurşunla aşkı vururum
.
.
.
Başlığı ödev olarak veren Yazar Jale Sancak hocama sevgi ve saygılarımla

22 Şubat 2018

Yağmurlarım




Her güne uyanmak bin şükür ile
Gözümü açıyor bu yağmurlarım
Eceli durdurur bir nefes bile
Bin ışık saçıyor bu yağmurlarım
.
Uykusuz geceler sabaha erer
Önüme renklerden bir dünya serer
Gönül güzellikle gülleri derer
Kalbimi seçiyor bu yağmurlarım
.
Kimi dem acı bir rüzgar esiyor
Sözümü keskince dilip kesiyor
Bazı sel gibiyken yüzün asıyor
Bulutlu geçiyor bu yağmurlarım
.
Hayaller kurarken geçmişe dönük
Umudun ışığı yıllardır sönük
Ruhum mezarlıktı anılar gömük
Yağarken acıyor bu yağmurlarım
.
Bir bardak çay gibi demini alıp
Türüm türüm güzel kokusun salıp
Bazen kirpiğimde asılı kalıp
Derdimi içiyor bu yağmurlarım
.
Ben bir yağmur idim yağmur da bendi
Karıştık toprağa kim kimi yendi
Çiğdem yağmur değil çiçekmiş dendi
Benimle uçuyor bu yağmurlarım


 - Antalya