29 Aralık 2007

KIRAĞI VURGUNU



Avucumun içine koy
- şeker tadını
Ham hurma buruğuyum
Şu son günlerde
Alayım son bir kez
Sevme hazzını
Kırağı vurgunu bahçelerimde

Rüzgarın önüne katılmış sanki
Griye kesilen hüzün bulutum
Dallarım kırılmış
Yaprağım kuru
Sonbaharı yitirdim kış mevsimimde

İstersen parlayan çoban yıldızım
Olup da şaşırt hep yolu, yönümü
İstersen gürleyen, deli şimşek ol
Selinle doldur şu garip gönlümü

Sımsıkı tutayım, hiç bırakmadan
Avucumda yanan o kor ateşi
Bu son gürlük deyip sana doymadan
Varsın öyle vereyim o son nefesi

Avucumun içine koy
- şeker tadını
Güneş yürüsün de tüm benliğimde
Erisin ne çıkar bütün karlarım
Kırağı vurgunu bahçelerimde

05 Aralık 2007

KIRMIZI IŞIK

Yak kırmızı ışığı
Yeşil olsan ne yazar
İstersen sarıda kal
O renkler seni boğar

Sizleşirim diyorsan
Biz size biz der iken
Sen kabul etmeyedur
Mehmetlerim yiterken

Bir ülkede huzurla
Yaşamak batıyorsa
Azınlık olmaya da
Merak sarılıyorsa

Durup bir düşünmeli
Yaksa ne fark edecek
O kırmızı ışığı
Yüreğinde duracak
İmralı canavarı

Değil mi ki kendini
Ayırır hepimizden
Ben ne diyeyim daha
Bulasın iblisinden


Konya

05 Kasım 2007

Babama...




Babamı anlatmak istiyorum
- uzun boyunu,
- geniş omuzlarını
- çatık kaşlarını,
- gülen gözlerini.
- kocaman ellerini,
- gür sesini
- neşesini.

Sert görünüşünü,
- yumuşak yüreğini.
- bize düşkünlüğünü,
- eve gelişlerini
- dolu filesini,
- Annemle dans edişini
- güzel tangolarını
- mızıka çalışını...

Sırasında
- arkadaş oluşunu,
- kıskançlıklarını,
- çocuksuluğunu.
- çilingir sofrasında
- şarkı okuyuşunu

Gençliğini,
- deli öfkesini
- kırlaşan saçlarını
- hastalanışlarını,
- hele de nazlanışlarını

Fakat...
- her şeyiyle
- koskoca bir babayı
Ufacık
- bir şiire sığdıramam ki...


***

Canım babamı kaybedeli çok oldu.
Yokluğu her geçen gün daha fazla yakıyor içimi...
Gençliğinde çekilmiş bu resmine her bakışımda Onu yeniden keşfediyor, daha çok özlüyorum.
Mekanın cennet olsun güzel babam...

BİR ÖLÜNÜN ARDINDAN




Öğleden sonraları
Serin olur Üsküdar
Hele bizim tepeyi, rüzgârını
Bilirdin dedem

Bu gün bir kat daha serin
Daha da soğuk dedem
Oysa ben
Boğuluyorum
Seni senle anarak
Ağlıyorum
Ağlıyorum dedem

Geçen yaz böyle değildi hava
Sen vardın o zaman
Istırap çekerdin ama
Beni görünce gülerdin
Buruşuk yanakların
Yumuşacıktı
Doya doya öperdim.

Seni çok,
Çok severdim dedem
Hep koşarak gelirdim sana
Karşılıklı çay içerek
Söyleşirdik dedem.

Oysa şimdi senden bana
Bir toprak yığını kaldı
Mezarında yalnız kaldım dedem

Kırmızı karanfillerin hep açık
Hatıran daima canlı

Bilmeceler sorardın gülerek
Oysa şimdi
Beni kandırdın dedem

Bilirim Allah verir,O alır
Beni sensiz bırakıp
Niye kaçtın meçhule ?

Canım torunum derdin
Beni ne çok severdin
Bu dertli dünyada neden
Beni bıraktın dedem


8 Aralık 1970-Dedem öldüğünde

11 Ekim 2007

GİT


Kolaysa çekip gitmek
Silip her şeyi
Durma git,

Çöz bağlarını umarsızca
Ve bırak tüm sorunları
Çekenlerin sırtına yükle
Sorumsuzluklarını
Kolaysa sırt dönmek düne
Unutmak kabilse
Yaşananları
Bir çizik at ve git.

Git .
Gidebildiğince
Umarsızca git
Bekleme
Gitme diyeceğimi sakın
Bekleme
Bir damla yaş.

Git ,
Sadece kendini al ve git
Savrulsun omzunda
Sorumsuzluk tülleri
Uçuşsunlar sonsuza dek.
Git...

Bende kalan ne varsa
Bana bırak
Öyle git.

17 Eylül 2007

VAZGEÇMEK



Yalnızlığın acısı vuruyor yüreğime,
Oldum olası arsızdır zaten acı.
İstemeden gelir yerleşir içimize.
Sarmaşık misali,
- sarılır durur öylesine.

Sebepsiz değildir elbet figanım.
Bağırmak gelir bazen,
- avazım çıktığınca.
Hele bir deli tutkudur,kaçmak.
Almak başını,
- ver elini özgürlük.

Sonra,
bir dost sesi yankılanır kulağımda.
Hayır!
- değildir çözüm kaçmak,
Yakala hayatı,
- asıl olabildiğince
Hayır demeyi öğren
- gideceğine...

Kalabalık ne çok etrafımda.
Ama neden yapayalnızlığım var?
Ve neden hüzün içimde?

Aralamak
- perdeleri ve görmek ölümü
Sonra,
- usuldan uzanmak kucağına
Sev beni demek
- bir anne şefkatince
Ve bırakma beni ellere,
Al götür gittiğin her yere.

Sahipsiz kalmak korkusu niye?

Yok,
- ölüm de çözüm değil.
Ne yapmalı öyleyse ?

Vazgeçmeli bir şeylerden.
İyi de neden?
Ya
- sevmek arzusundan
- ya sevilmek....
Ya
- benim hayatım değil ,
Ödünç almıştım zaten demek.

Ya rest çekmek acı çektirenlere.
Ya da acıyı kabullenmek.

Ortasını geçmişken ömrün.
Niye mücadele etmek ?
Boş vererek
- herkese ve her şeye
Acaba
- yeniden mi denesek ?

24 Ağustos 2007

İLK DANS



Bu ilk dansımız bizim
İlk sarılış,ilk dönüş
Piyano eşliğinde
Pistte görünüşümüz.

Elim elinde hapis
Mutlu süzülüşümüz.
Dudağımda o şarkı
Acıklı gülüşümüz.

Sende kırlaşan saçlar
Bende tek tük düşen ak.
Unutalım geçmişi
Benimle yarına bak.

Bu bizim ilk dansımız
Son olmayacak inan
Bil ki benim son durak
Dinleneceğin liman.

Mutluluğa çeyrek var
Daha geçmedi zaman
Yeni şarkılar çalar
Dansımız bitmez inan.

OL...




Kapılmış gidiyorsan,
Bahtının rüzgarına.
Alıkoyma kendini,
Es ,rüzgar ol onunla.

Çık dağların üstüne,
Dokun tüm bulutlara.
İn ovaya meltem ol,
Sebep ol yağmurlara.

Bazen gürle,yak, kavur,
Ateşe at kendini.
Bazen duru bir su ol,
Yıka ruhun kirini.

Gül, gülümse, neşe ol
Hüznünü dağıt gitsin.
Aş kabını bin kere,
Ver ,verdikçe kendinsin.

Paylaş ,aşkı,sevgiyi
Merhamet dilenmeden.
Güçlü ol,fırtına ol
Kırmadan,eğilmeden.

Sen ,hep sen ol yeter ki
Es ,özünü bozmadan.
Sözünün ardında ol,
Dediğinden korkmadan.

Bir küçücük noktasın,
Dünya denen mekanda.
Aş kendini bin kere,
İz bırak bu zamanda.

Ya sen ol,al kendini
Ya seni onlar alsın.
Hayalindeki deniz,
Bırak hep orda kalsın.

GEL


Yavaşlarsa atımı yüreğimin
Ellerim soğursa usuldan
Ve gözlerim dalarsa uzaklara
Bir nabız atımı gel.

Çaresize dönerse gün batımları
Kadehler boşalırsa öylesi
Şarkılar şiirlerin mezesi
Bir kadeh bitimi gel.

Kırılmışsa dallarım inceden
Sana hasretse beden
Aylar, yılların habercisi
Yağmurlar yağmadan gel.

03 Temmuz 2007

AŞK ZAMANI



Şimdi aşk zamanıdır,
Sevmeli deli gibi.
Düşünmeden yarını,
Yarin dediği gibi.

Hüzünler yok olmalı,
Acılar buharlaşmış.
Sevda bahçelerinde,
Sarmaşıklar kol atmış.

Şimdi aşk zamandır,
İçmeli kana kana.
Gün kavuşma günüdür,
Bir adım yaklaş bana.

Yok geçmiş,yok hüzünler.
Açıldı aşk sayfası,
Ne getirir bilinmez,
Yarınlardan sonrası.

Bu gün var,yalnız bu an.
Şimdi aşk zamanıdır,
Tek beden ve tek yürek,
Olmanın zamanıdır.

24 Haziran 2007

TUTSAK ÇİÇEKLER



Bir demet çiçekti aşk,
Rengârenkti ,
Uzattı adam kadına
- Al tüm çiçeklerimi, dedi.
Sardı odayı kokusu aşkın
Buram buram çiçek koktu bedenler

Kadın, bir çiçek verdi adama
Adam mutlu mesut kucakladı
Sevdi,öptü,kokladı.

Kadın hep kendi çiçeğini sevdi
Adamın verdiklerini unuttu.
Ve o çiçekleri kuruttu

Sonra böceklendi çiçekler
Kadın kaldırdı ortalıktan
Ve çiçekler esir edildiler.

Adam umutsuzca aradı onları
Sönmüş, solgun ve tutsak
Baktı ki kendi tutsak.

Silkindi mahkumiyeti reddederek
Koştu tükeninceye dek nefesi
Sonra bir bahçe buldu
Adı özgürlük bahçesi
Ve hep kır çiçekli...

Adam sevdi kırları
Umarsız kucakladı onları.

Açıyordu bahçesinde bin çiçek
Sevgiyle gülümseyerek
Nergisler, Güller, Çiğdemler
Merhaba diyorlardı severek.

Doldu dünyası özgürlük kokusuyla
Yarı sarhoş yudum yudum içti sevdayı

O günden beri adamın
Çiçekler, ruhunda açar
Vermez hiç kimseye
Bir demet papatya bile
Esir olmasınlar diye.

Dalında seyreder aşkı
Kırlarında gezinerek.

23 Mayıs 2007

HATA


Mutluyduk bir zamanlar, nazara geldik
Baştan olmayacaktı olacak dedik
Sen ayrı, ben ayrı dünya insanı
Çok gençtik, cahildik, düşünemedik

Bir sevda rüzgârı esmişti bir an
Kapıldık, söz verdik, bitiremedik
Oysa en güzel ilaçmış zaman
Düşünsek bu hatayı hiç işlemezdik.

Hiç olmayacaktı, olacak dedik
Yıllardır aslında boşa denedik
Sen ayrı, ben ayrı dünya insanı
Ne acı ki yıllar sonra fark ettik.

VAZOMDA GUL OLDUN





Artık zor geliyor bana ayrılık.
Yık dağları,gel yanıma sevdiğim.
Ağrıyor içimde ,sana ait şey.
Geç yolları,gel yanıma sevdiğim.

Hani söz vermiştin tez gelecektin ?
Hani söz vermiştin hep sevecektin ?
Gönül bahçemdeki bahçıvan olup,
Vazoma her gün bir, gül derecektin.

Neredesin ? bu çığlık büyüyor her gün
Geçti aylar,ne zaman geleceğin gün ?
Yaslanmış durursun gönül kapımda
Ne zaman içeri gireceğin gün ?

Hani söz vermiştin tez gelecektin ?
Hani söz vermiştin hep sevecektin ?
Vazodaki gülleri hiç kurutmadan,
Gönül pınarından su verecektin.



AYRILIKLAR OLMASA



Bir masa başında,
İki eğik baş,
İki damla yaş,
Sessizlik konuşmakta.
Kısa bir veda,
Kaçamak bakış,
Bir el sallayış,
Hüzünler ağlamada.
Omuzlar düşük,
Gözler,
Yenilmiş yaşlara.
Öyle dönmek,
Boş odaya,
Boşlukta,bomboşlukta
Kalıvermek ortada.
Sözcükler uçuşmada.
Yatmak büzülerek,
Korkularla,
O soğuk yatağa.
Başında bir ağrı,
Gözünde ,tuzu denizin.
Yüreğin haykırmada.
Kahretsin...
Şu ayrılık olmasa.

14 Nisan 2007

O EV...



O, eski,ahşap,viran bir evdi
Sinesinde ne anılar gizlenmiş
Suskun duruyordu karanlıkta
Geçmişinde ne çileler yüklenmiş

O ,üç nesil büyütmüş bir evdi
İçinde ne aşklar filizlenmiş
Meydan okuyordu hayata
Yıllar yılı sevgi ile beslenmiş

O,bahçeli,tek katlı bir evdi
Her taşına yetimler emek vermiş
Tepede ,tek başına soğukta
Apartmanlara göğsünü germiş

O, Üsküdar’da sevdiğim evdi
Onu anneme, annesi vermiş
Şimdi yalnız, suskun duruyor bomboşlukla
Güzelliği ,sıcaklığı meğer bizleymiş...

23 Mart 2007

SEVGİLER BÖLÜK PÖRÇÜK



Sen de bilirsin yalnızlığı
Koyu karanlıkları
Beklentilerin olmuştur hayattan
Ve yediğin darbeler
Hep romandır hayatlarımız
Ve hep şiirdir aşkımız
Dudağımızda ya yanık türküler,
Ya bir slow parça vardır...
Hep yarımdır bir yanımız

Bazı dalarız uzaklara
Bir sigara içiminde
Hayaller doldurur odamızı

Sen bilirsin yalnızlığımı
Bilirsin şiirimi,şarkılarımı
Yaşadığımız yerler farklıdır.
Tanıdıklarımız apayrı...
Sevgiler bölük pörçük

Bir olan...
Kırık hayatlarımız...
Biz biliriz yalnızlığı
Biz, koyu karanlığı.
Biz, biliriz aşkı.

23 Şubat 2007

DESEM



Kollarında uyansam bir sabah,
Ve kulağıma ,sevdanı fısıldasan.
Baksam gözlerine sıcacık,
Yüreğine aksam.

Ellerin keşfetse beni yeniden.
Bin kere sevdalansam.

Buseler kondursam delice
Telaşsız,korkusuz.
Çılgın,sakin.

Her şeyi yaşasak seninle.
Kuralsız,yasaksız.

Kollarında uyusam o sabah.
Mırıldanarak,sıcacık.

Ve uyansam kollarında yeniden.
Düş değilmiş desem.

23 Ocak 2007

ŞİİR İSYANDIR



Şu kirlenmiş denizde ,
Bir sedefti şiirler,
Kıyıya vurmuş bir midyenin
Kenarında parlıyordu.
Aldım elime midyeyi ve denizi gördüm içinde.
O ki tertemiz ve bozulmamış,
Sevdalar yüklüydü sımsıcak.
Büyülü,gizemli sevdalar.
O ki anne sütünden ak,
Yar kucağından ırak...

Acılar doldu yüreğime apansız,
Vay dedi dilim vay.
O ki, dopdolu bir yürek,
Bir alev ve bir sedef...
Vay ne ettin yazmadın ?
Bekler o, alev yürek.

Belki de bir af olur, bu,sade,sıcak satırlar.
Belki çoktan unuttun ve buldun yeni bir liman.
Olsun, ne çıkar gitsen geldiğin gibi sessiz.
Biliyorum ordasın , enginler gibi temiz.
Yaz yazabildiğince ve sev gönül dolusu
Her şiir bir sevdadır.
Her sevda da bir yürek.

Dilerim ki bol olsun, yüreğinde sevgiler
Yaz gönüller dolusu,şair hayata gerek...

Şiir, bir isyan olur acımasız hayata,
Şiir, bir başkaldırıdır anlamayan insana.

Yaz ,oku, anla beni,ben gibi olanları
Sen de anlat kendini,aydınlat yarınları.