21 Ağustos 2017

Tuz gibi

Öz içtedir, derindedir sır gibi / 
Sevgi, çölde yanmışlara buz gibi
Özdeki kor, bazen öyle yakar ki / 

Yaraya basılan zalim tuz gibi
       Öz içtedir, aynadaki sır gibi / 

       Dökülürse olur aynı cam gibi
      Aynanı sağlam tut sırrını koru/ 

      Gelgeçtir bu dünya tıpkı can gibi
.
Yazmak öyle kolay değil bir bilsen
Yazgıları kör bıçaklarla dilsen
Yüreğinden taşan yoksa, boş isen
Ne söylersin ne bir satır yazarsın
.
Ara ara gülümsersen, hoş isen
Yüreğinden taşan varsa coş isen
Ya da yârin kollarında huş isen
Değil satır, romanlar da yazarsın
.
Kimi yazar, buna neden sevgidir
Kimi çizer, hatlarından bellidir
Kimi resmederken renge delidir
Altınöz’üm seni suya yazarsın
.
Sevda dediğimiz ateşten bir kor
O'nu bir de hasret çekenlere sor
Ayrılık acısı günden güne kor
Bu acıyla neler neler yazarsın
.
Bir şiirle başlar yürek yarası
Düzenler bozulmuş yoktur darası
Fırsat bulur isen vakit arası
Hem yazdırır hem de kendin yazarsın
.
Ne, neden, niçindir, niyedir sorma
Kötü rüyaları şerlere yorma
Yaş kemale ersin yürü hiç durma
Soranlara cevapları yazarsın
.
İkindi güneşi ufkuna indi
Vakit tamam oldu geçmiş silindi
Çiğdem çiçeğinin rengi bilindi
Altınöz’üm bana beni yazarsın
.
Gideriz gün be gün bilinmez yola
Kimi dargınızdır kimi kol kola
Her işin niyeti hep hayır ola
Salih kalple mesneviler yazarsın
.
Hamdı, yandı ama pişti mi bilmez
Yüzünde yağmurlar el edip silmez
Acından ölse de kapına gelmez
Yüreğinden vurulur da yazarsın
.
Dalda dutsun ballı ballı akarsın
Sır perdesi ardı bana bakarsın
Tuz gibisin tad vererek yakarsın
Altınöz’üm sırra erip yazarsın
.
Bazen tek satırda saklanır hisler
Kimi çıkmazdasın her yanın sisler
Şu fani dünyada Çiğdemden izler
Kalsın diye çırpınır da yazarsın



Çiğdem Altınöz