28 Ağustos 2006

BENİ BULDUM

Gözlerinde beni buldum
Sözlerinde sevgimi
Ruhunda ruhumu
Sende
Beni keşfettim
Açlığımı
Tokluğumu
Korkularımı
Çaresizliğimi
Ve kahreden yalnızlığımı buldum
Değişik yüzlerde aradım seni
Sözlerde
Şiirlerde
Hüzünlü şarkılarda
Uzun havalarda
Yanık köy türkülerinde
Demet demet kır çiçeklerinde
Yollardaki tabelalarda
Kilometre taşlarında
Bana gelen yollarda
Adımı okumanı buldum
Ben
Sende
Beni buldum

03 Ağustos 2006

ORADA



Orada
Olsaydım eğer...
Gözlerine bakardım,
En derinden mavilerin.
Ve derinliğinde kaybolurdum zamanın.

Usulca sokulurdum koylarına...
Dalgalarında ıslanırdım özgürce.
Gelgitler sarsardı bedenimi,
Ve kumsalında uyurdum denizimin.
Uyandırırdı dalgaları,
Okşardı elleri,
Okşanmaya doymazdım...

Ona şiirler yazardım...
O, anlamazdı...

Denizimdi,
Derinliğinde kaybolduğum.

Deniziydim,
Derinlerimde kaybolacak...

Islak kumsallarda,
Buluşma zamanıydı...
Nefesi kadar sıcak...
Nefesim kadar yakın...

Anlamazdı
- sorardı

Ona derdim usulca...
Sensin denizim.
Sensin,
Sessizce, yıllardır beklediğim.
Dalgalar söylerdi...
Martılar söylerdi...

O, anlamaz sorardı.

16 Temmuz 2006

ZELİHA'NIN ARDINDAN


Solda Zeliha, ortada Dudu, sağda ise anneleri Havva...
Üçü de yok artık...Önce Zeliha terk etti dünyayı, sonra kızkardeşi Dudu...2009 yılında ise anneleri dayanamadı kızlarının yokluğuna...
Allah üçüne de rahmet eylesin.


ZELİHA'NIN ARDINDAN

En içten duygularla acıma ortak
Gönül dostlarıma selamlar olsun
Bu dostluk hep sürsün olmasın çatlak
Yazın dostlarıma selamlar olsun

Bedeni kavuşturduk toprağı ile
Ruhu huzur bulsun cenneti görsün
Islandı sineler gözyaş seliyle
Ağıtlar yakıldı saçım kim örsün

Annesiz kalmayı düşündüm bir an
Yüreğim titredi acıdan o an
Zor oluyor ölümü ana-babanın
Herkese uzun ömür versin yaradan

Dönünce evime şükrettim sağım
cıvıldaşır kuş gibi, şen yavrularım
Onlar can damarım, tüm hayat bağım
Cümlenize uzanır tüm dualarım

Tadacak her nefis ölümü bir gün
Kimine kıyamet kimine düğün
Biz yalan dünyanın kananlarıyız
Gerçek dünya ötede görürüz o gün

Dilerim hesaplar kesildiğinde
Sırat köprüsünden kolay geçelim
Kul hakkı olmasın üzerimizde
Kamil insan olup dostu seçelim

ZELİHA

İnsan çiçek gibidir
Bakmasını bilirsen
Bazen hayvanlaşsa da
İnançsızlık yüzünden

Yine de vardır elbet
En kötünün vicdanı
Gün gelir onun bile
Sızlıyordur vicdanı

Biz ise çok şükür ki
Kaybetmedik manâyı
Yitirseydik çok şeyi
Bize derlerdi "ayı"

Hamd ederim her sabah
Doğru yoldayız diye
Halden anlamayana
Onca çabamız niye ?

Bu sabah hüzünlüyüm
Yine bir haber aldım
Çağın vebası kanser
Haberiyle uyandım

Yine götürmüş bizden
Doğru yolda birini
Fransa’da bir ablam
Yenememiş kanseri

Ne garip vatanından
Uzakta böyle ölüm
Hele hele üç ayda
Alıverince gülüm

Kocası yemek yapmış
Haydi ye bunu demiş
O ise soğukkanlı
Şehadeti getirmiş

Sen ne diyorsun adam
Ben artık gidiyorum
Deyip şehadet etmiş
Ardından oracıkta
Ruhunu teslim etmiş

İnanamadım diyor
Otuzbeş yıllık eşi
Sanki öteye değil
Bir uykuya geçmişti

İşte dostlar ölüm bu
Bir varsın birden yoksun
Hayata sarılırken
Manâya uçuyorsun

Demem o ki düşünelim
Hem günü hem yarını
Göreceğiz hallerin
Kârı ve zararını

İyi insan olalım
Elden gelebildiğince
Kırmayalım gönüller
O gönül ki çok ince

Ben kendi hesabıma
Helâllik diliyorum
Kırdımsa gönlünüzü
Helâl edin diyorum

İnsanoğlu bir çiçek
Bir gün soluverecek
Kimsen yoksa çevrende
Kim hak helâl edecek?

Hep sevelim, sayalım
Demeyelim öbürü
Yaradılmışı sevmek
Yaratandan ötürü

Çiğdem yine coştun sen
Bitsin artık sözlerin
Yola koyulmak vakti
Yaş dolsa da gözlerin

İşte asıl gerçek bu
Biz yalan dünyadayız
Dertleniriz o, bu, şu
Nelerin farkındayız?

Ansızın son bulacak
Bitmez denen dertlerin
Musallada yatacak
Bir gün senin bedenin

Bir varmış, bir yokmuşsun
Ardında kalana bak
İyi işler yaptıysan
Yanına kâr kalacak

Gerçek dünyaya giden...
Duamız sana boldur
Son vazifeyi yapmak
Boynumuzun borcudur

Varsa bir hakkın bende
Helâllik diliyorum
Hepinize de dostlar
Hakkım helâl diyorum

Solarsa çiçeğimiz , vakti geldiği zaman
Açacak nice çiçek şüphe olmasın bir an
Kadiri mutlak O'dur, dönüşler her dem O'na
Sahibimiz bir tek O, Rahman ve Rahim olan

02 Mart 2006

Mezar Taşları


Öyle dimdik durarak
Bir ömre meydan okur
Beyaz mezar taşları
O sessiz orduların
Binlerce komutanı
Mağrur mezar taşları

Kimisi selam verir
Hafifçe eğilerek
Kimisi hoca olur
Nasihatler ederek

Küçük büyük cümlesi
Sanki ibret perdesi
Geçmişten günümüze
Bir tarih silsilesi

Hepsi sanki bir ağız
Der ki:sizin gibiydik
Sanmayın ki böyleydik
Elbet biz de diriydik.

Hayata meydan okur
Beyaz mezar taşları
Sanki onlar taş değil
Ecdadımın başları

YILDIZLARA YÜRÜ


Bir sevda düşlemişsin,
İçi dışı tertemiz.
Yıllarca beklemişsin,
Düşün gerçekleşmemiş.

Elbette ki olacak,
Hayalin kadar ancak.
Gökteki yıldızlara,
Hani kim uzanacak.

Düşlediğinden öte,
Olabilir sevdalar.
Sen iste ve umut et,
Söz söyleyeni bağlar.

Bakma sakın dününe,
Bugünün kadar uzak.
Yarınlar ne getirir,
Gelecek kadar ırak.

Düzelmez umut etme,
Zamanla alışırsın.
Olur mu düşlediğin ?
Olursa şaşırırsın.

Bir bakmışsın dünyaya,
Seni almış götürmüş.
Bir vardı,bin yok oldu,
Kaf dağından üfürmüş.

Ellerin açılırken,
Dua için rabbına.
Ne şeytanlıklar gelir,
Orda bile aklına.

Sabun köpüğü zaman,
Akıp gider elinden.
ölüm gelsin aklına,
Meleklerin dilinden.

Uzan ki yıldızlara
Hayalin seni aşsın
Hilalin kenarından
Sana bin kez gül atsın

Sev,karşılık bulmadan
Sev ki özün söylesin
Olmasın bir sevenin
Sev ki gözün söylesin

Umut et,umut güzel
Yıldızlara yürü sen
Anlaşılırsın elbet
Rüzgarlarla yürüsen

Gün doğar,gün batarken
Duada tüm nebatat
Yaratılan her ne var
Hepsi ona duada

Es deli rüzgar gibi
Yağmur ol bereketle
Dikensiz güle benze
Güller açsın yüzünde

Kokular Sal çevrene
Ol güneş kadar sıcak
Saman yoluna yürü
Sevgiler yürür ancak.

Hayaller, İdealler, Sevgiler

Hayallerim vardı
İdeallerim de
Bir de sevgilim.
Sevdiğimi aldım,
İdealleri ödünç vererek
Hayallerimse yerli yerinde...

Sevdiğimi sevmez oldum,
O kumarı sevince.
İdeallerimi geri aldım,
Mahkemede tek celsede.
Hayallerim yine taze...

Sonra ekmek kavgası
Çocuk maması derken,
İdealler çöpe...

Ah o hayaller,
O hayaller,
Niye bir yere gitmezler ?

Hayali gerçek yapmaktı
Artık idealim
Ya sevgilim ?
Olmasın,ne diyeyim ?

Yakamı bırakmadı terslikler.
Hayallerim küsüp gittiler.
İdealler içinse “vazgeç” dediler

Şimdi,
Ne bir hayalim var,
Ne idealim.
Elimde kalansa,
Sanal sevgilim.

Gece Olsa


Büyüsü bozulmadan gecelerin,
Gündüzlere yürüse.
Ve gündüzler sık adımlarla koşarak,
Gecelere yenik düşse.
Uzaklar yakın olsa,
Yakınlar, içiçe.

Okşasa başını annem gibi,
İçimdeki çocuğun,
Sevse beni yar...
Sarılsa sımsıkı bırakmadan,
Üstüme gece olsa.

Büyüsü bozulmasa gecelerin,
Gündüzlere yol alsa.
Ve gün ,aşka doğsa yeniden,
Sabahlar kadar sıcak.

Okşasa başını içimdeki çocuğun,
Sevse beni yar.
Annem gibi şefkatli,
Ve annem kadar sıcak.

Sarsa kolları beni,
Sarmaşıklar misali.
Bitse tüm hasretlikler,
Üstüme gece olsa...

23 Şubat 2006

RUHUMUN SESİ

neden diyorum kendime
neden bunca sevmek ?
sonra bir cevap duyuyorum ruhumda
sevildiğin için diyor
seviniyorum
işte seni o zaman
daha bir çok seviyorum

neden diyorum bazen
neden bu ayrılık
sonra bir ses duyuyorum ruhumda
ayrılık sevgiyi pekiştirir diyor..
tat katar..
seviniyorum
seni
özleminle..
daha da çok seviyorum

neden diyorum yine
neden bu çekişmeler
sonra bir cevap duyuyorum ruhumda
barışmanın tadı başkadır diye
o tadı hayal edip
delice seviyorum seni

28 Ocak 2006

FİLİSTİN’DE TAŞ OLSAM




Minicik bir kuş olsam
Pencerende şakısam
Ya da mavi göklerde
Bembeyaz bulut olsam

Uçsam oraya doğru
Kuşlara yol açarak
Kavrulan o çölleri
Rahmetle ıslatarak

Savrulsam deli dolu
Ravzada bir toz olsam
Savrulsam ellerinde
Filistin’de taş olsam

Sele katıp götürsem
Kafirin cümlesini
Dalgalansam evrende
Yürekte cihad olsam