
Dün gece seni andım sesimi duymadın ki
Yağıyordu o rahmet toprağı kokutarak
Seslendim sana inan, sessiz çığlıklarımla
Yoksan da buradaydın, kalbime dokunarak
Bir ağaç var tarlada yapayalnız ve mahzun
Altında oturdum da , hep seni andım bugün
Neden bilemiyorum, seni düşünmek neden
ve o düşünüşlerde yüreğim niye üzgün ?
Hiç görmedin burayı sen dünya gözü ile
Ama biliyorum ki görürsün her yönüyle
Belki de dala konup şakıyan kuşum sensin
Kim bilir saçaktaki boz renkli serçedesin
Kışın çatıdan gelen uğultularda sesin
Bilinir mi baharda esen meltemlerdesin
Toprağa düşen yağmur sarmalarken bedeni
Fışkıran nebatatta gördüm sanırım seni
Niye son günlerdeki sana duyduğum özlem
Kalbime vuran sızı , dudağımdaki elem
Arada bir rüyama girişindeki hikmet
Hasretten mi nedendir var bir sebebi elbet
Suçluyum sana karşı sözümü tutamadım
Vasiyetine ise tamamen uyamadım
Ama biliyor musun rüyamda bile gençsin
Sanki ölmemişsin de sıcak evimizdesin
Güzel, beyaz sakalın, o nurani yüzünle
Konuşuyorsun benle, sevdiğim gür sesinle
Bazense bakıyorsun uzaktan öyle bana
Omzunda ceketin var, bir masanın başında
Kayboluyor hayaller, resim silikleşiyor
Uyanınca içime binbir duygu doluyor
Her seferinde yine, yaşıyorum özlemi
Ruha nasıl erilir, duayla mı sözle mi?
Aslında biliyorum hepsini ve her şeyi
Yıllar gelip geçtikçe anlarım daha iyi
Babasızlık ne zormuş, o babaya has ilgi
İnadına beklenir, giderek artar sevgi
16 Nisan 2008
BABACIĞIM...
Gönderen
Cigdem Altinoz
zaman:
Çarşamba, Nisan 16, 2008
0
yorum
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)