27 Kasım 2017

İlahi aşkı tekrar



Haydi gel tut elimden geçelim şundan bundan
Başına tak bir çiçek, olsun gök kuşağından
Yok cihanda böylesi azamet yalnız Ondan
Her renginde bulalım ilahi aşkı tekrar
.
Geceleri yıldızlar göz kırparken bizlere
Her dakika bambaşka bürünürken gizlere
Samanyolundan başla gideceğin izlere
Keşfet her an yeniden ilahi aşkı tekrar
.
Sabahın en koyusu aydınlığın zamanı
Kaldır başı secdeden gör bu muhteşem anı
Sadece ondan iste, zalim vermez amanı
Serçe gibi şakı sen, ilahi aşkı tekrar
.
Yolun bozulsa bile gizemli tünellerle
Kandırsa seni insan şeytani hünerlerle
Bin kere bozsan bile tövbeni tüm dillerle
Yeniden dön, bul derim ilahi aşkı tekrar
.
Dinle biraz kalbini , o atıştır ilk akın
Yok başkası inan ki sana senden en yakın
İyilik seferinde kötülükten hep sakın
Yay çevrene ne olur ilahi aşkı tekrar
.
Güneş ol , ısıt yine aydınlık çehren ile
Ne kapılar açılır sen göremesen bile
Çiğdemin sözlerinde yok hiç yalan ve hile
Bulacaksın eminim ilahi aşkı tekrar


27/11/2017 - Antalya


10 Kasım 2017

Son durağa yaklaştık galiba


Bana bir hal oldu son günlerimde;
Neden çarpar kalbim bilemem bülbül.
Donuyor sıcak su buz ellerimde
Aynadan görüntü alamam bülbül.
.
Kaç bahar geçirdim böyle değildim,
Güzel gülüşleri yüzümden sildim,
Saçlara kar yağmış bir kışa geldim
Vaziyet çok uzun kalamam bülbül.
.
Bilmeden harcadım boşa zamanı,
Çok şükür aşk ile ettim imanı,
Yavrularım gülsün diye mekânı
Gönlümün içinde salamam bülbül.
.
Takvimden düştükçe bir bir yapraklar,
Taşıyamaz oldu beni ayaklar,
Yolumu gözlüyor kara topraklar
Soruma bir cevap bulamam bülbül.
.
Yollar kıvrım kıvrım dağları aşar,
Gönül ufka varmış yürekten taşar,
Gül mevsimi bekler umudu koşar
Katiyen ben gülsüz olamam bülbül.
.
Rabb'im vermiş bize bin türlü cevher,
Yağmadan toprağa bir rüzgâr eser,
Şiirinle resmin cihana değer
Çiğdemsiz bahara gelemem bülbül


Şiirimi düzenleyen Halil hocama teşekkür ediyorum. 
Resimdeki tezhip çalışması bana ait. Ortadaki hat ise benim değil . 
Manası ise şöyle : De ki hepsi Allah'tandır.

28 Ekim 2017

Çık kendinden


Gönül viran dedi aşık, kırdı rüzgâr dalımı
Geçmiş denen göz kapasan ancak bir göz dalımı
.
Kimi film şeridi der yaşanılan onca derde
Kimisi toz kondurmuyor yiğitlik var ya serde
.
Oysa adı her ne ise geçti bir ömür gitti
Teker teker çektiğimiz tespihti o da bitti
.
Uzanmış da yatıyorsun şurada bir yapıya
Taş soğukmuş, aman ne gam, ölüm gelmiş kapıya
.
Var mı çanta, çuval, torba ya da banka kasası
Kalmıyor hiç inan bana dünyalığın tasası
.
Bir hoş seda bıraktıysan kirli dünya damına
Varsa izin hayrolsun ki leke gelmez namına
.
Çık kendinden uç ve sıyrıl gör yüksekten kendini
Nokta bile değilsin sen, aş o kibir bendini
.
Hırs akıldan önde koşar sonucu hüsran olur
Çiğdem der ki geç olmadan var doğruya aşk olur
.
Aşk dediğim sanma beşer, insan yoktur özünde
Gerçek aşka varılınca kalmaz bir şey gözünde

Döke saça geçti ömür elde ne var a canım
Neticede bahar açan bir çiçektir be adım


Çiğdem Altınöz
Fotoğraf : Şifanur Özçelik Şirin

17 Eylül 2017

Aşk ile




Kaya deyip geçme sakın / Dağda ayrı güzellikte
Denizde başka meşk ile / Dimdik durur o aşk ile

Dalga deyip geçme sakın / Bazen uslu, sakinlikte
Sahille buluşur şevk ile / Kayayla öpüşür aşk ile

Resim deyip geçme sakın / Marifet onu çekmekte
Göz ve kalpte bin zevk ile / Hakk diyerek ol aşk ile


Çiğdem Altınöz


Fotoğraf :Zekai İlter/ Mavikent Aktaş mevkii-Kumluca

06 Eylül 2017

Yazarım




Şiir bir sanattır bilirim amma,
Yazasım geldi mi durmam yazarım
Bakmam hecesine vezne aruza
Kalem çeşme olur akar yazarım
.
Kimi alay eder ince sözüme
Kimi beğenir de söyler yüzüme
Ne yapsam nafile düşmüş özüme
Çocukluktan beri durmaz yazarım
.
Anlamaz ruhumu kimseler benim
Gövdem kalınsa da ince yüreğim
Mayıs sabahında sarı çiğdemim
Renklerin içinde coşar yazarım
.
Yazarım çizerim her vakit öyle
Hakk’ın ipi doğru, her daim böyle
Bilgiye hakimsen durma hep söyle
Öğrenir öğrenir şevkle yazarım
.
Yazdıran hikmet var görürse gözün
İlham sıkça gelir nedense güzün
Sarmaşık misali dolanmış hüzün
Hakk’a aşık kulum aşkla yazarım
.
Varsın duyulmasın adım ve sanım
Doğruyla akacak her daim kanım
Kendi dünyasında bu Yağmur Hanım
Yüreğim taşarsa ağlar yazarım

21 Ağustos 2017

Tuz gibi

Öz içtedir, derindedir sır gibi / 
Sevgi, çölde yanmışlara buz gibi
Özdeki kor, bazen öyle yakar ki / 

Yaraya basılan zalim tuz gibi
       Öz içtedir, aynadaki sır gibi / 

       Dökülürse olur aynı cam gibi
      Aynanı sağlam tut sırrını koru/ 

      Gelgeçtir bu dünya tıpkı can gibi
.
Yazmak öyle kolay değil bir bilsen
Yazgıları kör bıçaklarla dilsen
Yüreğinden taşan yoksa, boş isen
Ne söylersin ne bir satır yazarsın
.
Ara ara gülümsersen, hoş isen
Yüreğinden taşan varsa coş isen
Ya da yârin kollarında huş isen
Değil satır, romanlar da yazarsın
.
Kimi yazar, buna neden sevgidir
Kimi çizer, hatlarından bellidir
Kimi resmederken renge delidir
Altınöz’üm seni suya yazarsın
.
Sevda dediğimiz ateşten bir kor
O'nu bir de hasret çekenlere sor
Ayrılık acısı günden güne kor
Bu acıyla neler neler yazarsın
.
Bir şiirle başlar yürek yarası
Düzenler bozulmuş yoktur darası
Fırsat bulur isen vakit arası
Hem yazdırır hem de kendin yazarsın
.
Ne, neden, niçindir, niyedir sorma
Kötü rüyaları şerlere yorma
Yaş kemale ersin yürü hiç durma
Soranlara cevapları yazarsın
.
İkindi güneşi ufkuna indi
Vakit tamam oldu geçmiş silindi
Çiğdem çiçeğinin rengi bilindi
Altınöz’üm bana beni yazarsın
.
Gideriz gün be gün bilinmez yola
Kimi dargınızdır kimi kol kola
Her işin niyeti hep hayır ola
Salih kalple mesneviler yazarsın
.
Hamdı, yandı ama pişti mi bilmez
Yüzünde yağmurlar el edip silmez
Acından ölse de kapına gelmez
Yüreğinden vurulur da yazarsın
.
Dalda dutsun ballı ballı akarsın
Sır perdesi ardı bana bakarsın
Tuz gibisin tad vererek yakarsın
Altınöz’üm sırra erip yazarsın
.
Bazen tek satırda saklanır hisler
Kimi çıkmazdasın her yanın sisler
Şu fani dünyada Çiğdemden izler
Kalsın diye çırpınır da yazarsın



Çiğdem Altınöz

21 Mayıs 2017

İnadına


26 Şubat 2017

Dağ ediyoruz


Ressam Halil söyler ne güzel kelam
Söze kıymet verip çığ ediyoruz
Buradan uzağa veririz selam
Cahilsek  derini sığ ediyoruz
.
Kalemi defteri unuttuk gitti
Yazmadan seneler tükendi bitti
Bulduk sanıyorken kayboldu, yitti
Ölmüşü diriltip sağ ediyoruz
.
Söz bitmiş, lal olmuş bizdeki diller
İçimiz kurumuş emsaldir çöller
Gözümüz yaşlıdır doluyor göller
Tarumar bahçeyi bağ ediyoruz
.
Öğrenmeli işin asıl özünü
İlk düşüşte, yaş doldurur gözünü
Hele karartmışsan güleç yüzünü
Zehri devşirip de yağ ediyoruz
.
Eskimiş yıpranmış şu benim postum
Kocaman yürekli değerli dostum
Nazımda niyazda yoktur hiç kastım
Gönülden gönüle ağ ediyoruz (Gönülden yüreğe ağ ediyoruz)
.
Yağmur hanım söze çekiyor perde
Atadan yiğitlik var bizim serde
Sözümüz kalmasın ortada, yerde
Kelimeden cümleye dağ ediyoruz

Yağmur  uslanmıyor adeta deli
Dinlerken başlıyor değişim hali
Üstadım dersem de kendisi veli
Kelimeden cümleye dağ ediyoruz 


25 Şubat 2017

Yaz biliyoruz



Ressam Halil söyler insan halini
Ağzından çıkanı söz biliyoruz
Dost diye uzattı candan elini
Kim tuttu, kim yuttu az biliyoruz
.
Türkün dostu yoktu kendinden başka
Başa örülmese tuzaklar keşke
Nur saçar girince ilahi aşka
Bu savaşta imanı baz biliyoruz
.
Köylüsün diyerek hakir gördüler
Gerçeği görmezler çünkü kördüler
Başımıza bin bir çorap ördüler
İnler derdimizle saz biliyoruz
.
Anadolu yıllarca ezildi durdu
Terörü, gâvuru her gelen vurdu
Boğarız sandılar yenilmez kurdu
Kavgada kışı da yaz biliyoruz
.
Sabretti, sessizdi, dediler koyun
Cahilsin, bizimle bir olmaz oyun
Orta Asyalardan gelmiştir soyun
Tavuğu beğenmeyen kaz biliyoruz
.
Yağmur Hanım der ki gafiller kansız
İmanı sökemez yürekten dinsiz
Düşmanlık edenin alayı kansız
Hepsi bağırsakta gaz biliyoruz  / Onları yenmeyi haz biliyoruz



Halil Gülel Hocamın verdiği şiir ödevi için hazırlanmıştır

20 Ocak 2017

Gibime geldi



Akşam usul usul inerken şehre,
Kuşlar kanat çırptı gölgeliklere
Mavi , mor renk ile hemhal olurken,
Siyah kıskanıyor gibime geldi

Sokağa serin bir sessizlik indi,
Akşam ezanına durdu vakitler
Telaşlı adımlar vurdu taşlara,
Kapı çalınıyor gibime geldi

Heyhat kimse yoktu öteden gelen,
Basamaklar melül mahzun bir halde
Soldaki asma gül dipten budanmış,
Bu ev, vedadaymış gibime geldi

Dünya bir han idi bizler kiracı,
Kartopu gibiydi tatlı ve acı
Vardı her derdin de belki ilacı,
Yutamayacağım gibime geldi

Sokak lambaları sarı solgundu,
Karanlık bastıkça ortam soğudu
Mor renkler dumanla yitti boğuldu,
Hava da kirlendi gibime geldi

Kirliydi insanlar, yıkansa gitmez,
Doymuyordu gözler, yense de bitmez
Aç gözlüye dünyayı versen de yetmez,
Hızır  da usandı gibime geldi

Her yerde bir kavga, herkes savaşta,
Kimi ekmek için zorlu uğraşta
Kimi  köşe dönmek için telaşta,
ben fazla sakinim gibime geldi

Ömür dediğimiz bir başka fasıl,
Ne, nerede, kim için bilmezsin nasıl
Var hep ayak dire, istersen asıl,
Vakit  tükeniyor gibime geldi

Ey şair, an gelir selan okunur ,
Bir camiden adın sanın duyulur
Mermere kazınır ölüm tarihin,
Dua fısıldanır gibime geldi