08 Aralık 1999

ÖLÜLER AĞLAR MI ?




Yaşarken
Zamanın akışında korkusuz
Severken,sevilirken,
Gülerken,Üzülürken,
Sevgisizken,
Beklerken,
Bekletirken bilerek.
Özlerken
Özletirken insafsız.
Yalanlarla boğuşarak
Kendisiyle oynarken
Ya da oyun sanarak hayatı
Keşfederken telaşsız.

Düşünmezken gitmeyi
Akla gelmezken ölüm.
Durursa birdenbire
Kopsa zamanın ipi
Ölüler şaşar mı?

Bakıp da bekleyenlere
Bir musalla taşından
Kimi gözde yaş
Kiminde yalan hüzün
Bir köşede sevenler
Diğerinde yerenler
Görüntü olsun diye
Saflarda görünenler

Tanıdık bildik yüzler
Bir telaş,bir kalaba
Bir namaz ve bir dua
Bir helallik dileme
Çıkılan son yolculuk
Sonunda sona varış.

Bakıp da bu işlere
Şaşırıp bir an bile
Kimdir bu giden diye
Ölüler sorar mı?

Dokununca beden toprağa
Isınmasız,
Savunmasız
Kör karanlıklar içinde
Yapayalnız ve soğuk,
Bilinmez bir diyarda
Duyulmaz çığlıklar atar mı?

Kapanınca gözler
Hiç açılmamacasına
Nefes nefes açan can
Uçarsa kuşçasına
Solarsa renk
Batan güneş hüznünde

Ölüler ağlar mı ?



Kaybettiklerimin anısına...1999

29 Ekim 1999

YEŞİL

Yüreğimde açan çiçek solmasın
Yeşillensin bahçelerim, bağlarım
Essin çayırlarda bir deli rüzgar
Ne yıksın bahçeyi, ne kırsın bir dal

Hep yeşil olsun içim baharlar gibi
Çayırlarda koşuşan deli tay gibi
İçimdeki o çocuk umutla gülsün
Ruhuma her sabah güneş süzülsün

Çiçeğime bir zarar gelmesin sakın
Kapılar hep açık,yüz güleç kalsın
Silmesin, süpürmesin rüzgârlar beni
Senden başka rengim asla olmasın

Çiğdem Altınöz
1999

02 Nisan 1999

Akşamın Nehri


Akardı akşamın nehri bizim vadiden
Dağların ardına vururdu uğultusu
Bir çoban
Çalardı , biten akşamlara kavalını
Bir çiçek açardı.
Kokusu dağlarca , dağlarcaydı.

Akardı akşamın nehri
Çatılarda uzardı
Sabahları kıskanırken akşam
Sabahlar ona yanardı.

Bir tüten baca , bir kısık ışık
Sesler uzardı akşamları
Mor gölgelerle yarışarak.

Çoban ,
Sevdasına çalardı kavalını
Bin çiçek açardı
Kokusu
Dağlarca , dağlarcaydı

02 Mart 1999

Ben Yağmurum...



Kararır
- gökyüzü ansızın,
Çarpar
- bulutlar kahrederek,
Ve bir ateş yanar...
Bulutlar yanar,
Yürek yanar.

Sonra tek tek düşer damlalar,
Toprak kokar,
Yağmur kokar.
Bir ateş yanar rüzgârında,
Bin ateş söner.
Ben yağmurum
- gününe ve gecene yağan

Kararırsa bulutların ansızın,
Ve şimşekler çakarsa özünde,
Bak gözündeyim.
Önce tek tek,
Sonra sel olurum göğsüne... .
Aydınlanırsa yüreğin,
Güneşler açarsa yüzünde,
Neşeyim şimdi özünde. .
Yürürken bahtının yollarında
Yalnız ve dalgın,
Ve görürsen açmış
Bir dal çiğdem
- üzerinde çiğ damlası.
O,benim

Sabahları dağılırken bulutlar
Yürüyorsan sokaklarda
Düşünüyorsan Nisan yağmurlarını
Havayı kokla
O,benim.

Ararsa ellerin ellerimi gözlerinde yağmurlar,
Üzülme.
Yum gözlerini usuldan.
Bak yüreğindeyim.

Estirme hüzün rüzgârlarını
Kov sahilinden deli dalgaları
Sakin serin pınarlarda çağlar damlalarım.
Dağlardan esen meltemlerde,
Akan çeşmende benim.
Yıka yüreğini temiz sularımda,
Gönlünde melankoli kalmasın
Şifalıdır damlalarım,
Ben yağmurum,
Yağmur,
Benim...

Çiğdem Altınöz

02 Ocak 1999

Can Kuşu



Günler geçecek,
Hükmünü sürmekte zaman.
Gelecek beklenen,
Ve olması gerekli an.

Çırpınacak,silkelenip
Uçacak mavilere kanat açan kuş.
Nefesi tükenene dek,
Kanat çırpacak

Gelecek beklenen gün,
Hükmünü sürmekte zaman.

Düşmeye başlarken sarı sonbahar,
Altın bir top olup batarken güneş,
Konacak, sakinliğine sığınıp
Yürek atımı kadar yakın,
Şahdamarından coşkulu

Nefesini alacak nefesinden,
Ve arınarak geldiği yerden,
Ve geçmişinden.
Can bulacak
Can kuşu...