
Önce…
- doğmaktır.
Kimi bir köy evinin toprak damı altında
Ebe Ayşe ninenin ellerine
En doğal hal ile…
Ya da
Elif hemşirenin hastanesinde
Zeynep - Kamil olmaktır.
İlk nefesle ciğere
Memleket havasını doldurmak
Anne memesine güçlüce asılarak
Var olmaya çalışmaktır
Sokakta bilye yuvarlamak
Gazoz kapakları oyuncak
Değnekleri at yapmaktır
Bir topun ardınca terli
Büyük futbolcu düşlerine dalmaktır
Sımsıkı sarılıp da
Annenin ellerine
Okul sırasında ağlamak
Mavi önlüklere bezenip
Kara tahta başında
Ali-Ayşe olmak
Ve
Kahramanlıklarla nikahlı
Mavi gözlü bir adamın
Gözlerinde kaybolmaktır
Çamurlu yollarda yürümektir çok zaman
Delik ayakkabılarla…
Toprak kokan havayı koklamak
Sararan yapraklara
Şiirler yazmak
Yılbaşı gecelerinde pencerede
" Ah bir de kar yağsa"
- dualarına karışmaktır.
Havuç takmaktır
Kardan adama bazen
Sonra onu taşlamak
Karda
Elleri uyuşmak
Bir naylon torba üstünde
Mutlu-mesut
Kaymaktır
Günde beş kez
Ezan duymak
Kılınmasa bile namaz
Hele
Yurtdışındaysa eğer
Bir ezanla
ağlamaktır
Takılırken tüyleri pıtraklara
koyunların
Onlara içli sesiyle
kaval çalmaktır
Sürüyü getirirken
Esenlikle geriye
Toz dumana bulanmaktır.
Sandık dolusu çeyiz
Yemenilerde oya
"Aşrı aşrı memlekete" türküsüyle
Gelin kız olup
Kırmızı örtünün altında
Kınalanmaktır
Yeni yetmiş bıyığıyla
Eller üzerinde hoplamak
Davullarla, zurnalarla
Hem sevinçli, endişeli
Ama hep dualarla
Mehmet olmaktır
Toprağın böğrünü
- yararken umut ile
Masa başında yahut
Ay başını gözlerken
Telaşlı adımlarla
Minibüse, vapura
Ya da işe koşarken
Hep
- aynı düşe yatıp
Geçimi sağlamaktır
Bir çadır kuyruğunda
Tornacı tezgahında
Caminin avlusunda
Bir sofranın başında
Oruç bozmaktır…
Elleri kaldırarak
Gökyüzüne, usuldan
Tövbeler edip, mahzun
Ağlamaklı olmaktır.
Ama unutmak var ya hani
İşte hemen unutup
- bildiği yola yine
- bile bile sapmaktır
En uyanık fikirler
- olmadık cinliklerle
Hedeflenen köşeyi
- dönüp keyif çatmaktır
Mapushane damında
- yıllar yılı yatarken
"Aldırma gönül" deyip
- dertlere karışmaktır.
Yabancıya özenip
- üç beş kelime ile
Yabancı dili çözmek
Sonra…
- hava satmaktır.
Hem istemek
- Onlar gibi olmayı
Hem de kızmaktır
Elini uzatıp
Yüreği vermek
Sonra
Sırtından hançerlenmektir
Kore'de
Somali'de
Afganistan
Necef'te
Yemen'de
Daha bilmem ki nerde
Eller ölmesin diye
Ölebilmek
Korurken
En düşmanı
Soykırımcı ilan edilebilmektir
Bazen
"nerde bu devlet" diye
- arsızca yırtınmak
Kazanmaya rağmen
- çuvalla para
Utanmadan, sıkılmadan
Devleti soyabilmek,
- çalabilmektir
Eğitim şart deyip
Kızları okutmamak,
Berdellerle
Başlıklarla
Üç kuruşa satmak
Bire dört mantığıyla
Hanımları çoğaltmaktır
Şak şaktır her seçimde
Alanlarda bağırmak
"Türkiye seninle gurur duyuyor"
"her yer inlesin, filanca dinlesin"
- diyerek, yırtınmak
Ama her seferinde
Sürpriz yapmaktır
Bazen,
Kanmaktır…
Bazen kandırmaktır
Çokça da
Entel kalemlerce
Balık yerine konmaktır
Göbek kaşıyan olmaktır
Türk olmak
Çağ kapayıp
Çağ açmaktır
Viyana kapılarına dayanmak
Bin atlısıyla hele
- akınlarda
Çocuklar gibi şen kalmaktır
Hem Dede Korkut ve Edebali
Fatih, Selim , Kanuni
Hem Yunus, Hacı Bektaş-ı Veli
Ve seslenmektir dünyaya
Mevlana ile
Bozsan bile tövbeni
Gel beri,
Gel beri
Mostar'da köprü
Kerkük'te kale
Kabe'ye örtü
Kıbrıs'ta dağ
Zorda kalan her kimse
Sevgiden bir ağ,
Dünyaya bekçi olup
Yunan ile
"İt dalaşı" yapmaktır
Tarih yazmaktır
Tarihe yazılmaktır
Ama
Her nedense
- 301 denen ile
Yazarları
- hapislere de atmaktır
Haremlerden
Yönetebilmektir bazen
Hürrem olmak,
Bazen de
Baltacı olup
Katerina öykülerinde
Yer bulmaktır
Sevmek ama ölesiye
Paylaşmak, güler yüzle
Kızsak da bazen
"Vatanım gibisi yok" diyebilmek
Cihana hükmederken
- kabuğuna çekilmek
Hiç umulmadık anda
Zaferler yazabilmek
Öyle bir şeydir ki bu
Hissetmek,
Hissedilmek
Boğazına kadar dolup
Anlatamamak
Hülasa
Kelimelere sığmamaktır
Vatan uğruna,
Bayrak uğruna
İnanç uğruna,
Alnından vurulmayı
Şehadet şerbetini içmeyi
göze almaktır.
Ne mutlu Türküm diyebilmek,
Bununla gururlanabilmek...
Düşman karşısında
Devleşebilmektir.
*
Türk olmak,
Kendini öyle hissedemeyenler var ya
işte onlara karşı
İnadına Türk olmaktır
18 Aralık 2008
Türk olmak
Gönderen
Cigdem Altinoz
zaman:
Perşembe, Aralık 18, 2008
0
yorum
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)