16 Şubat 2014

İnat



alıp da başımı gitsem diyorum,
ayağım gitmiyor, başıma inat
ki öylece sussam, hiç konuşmasam
ellerim durmuyor, dilime inat

konuşsam bir türlü, yazmasam bin dert
dünyayı sevmedim, sevene inat  
yüreğim soğudu, kayadan da sert
oysa yumuşaktı kumlara inat

ot gibi olmamak yakışır bana
yeşermek gerekti samana inat 
bir iz bırakmadan gitmek yaraşmaz
önüme çekilen duvara inat

didindim yıllarca, ömrü harcadım
emeksiz lokmalar yutana inat
artık, ruhsuzların tarlalarına
yağasım gelmiyor, yağmura inat

bendeki bu hâller biter mi bilmem
budandıkça fışkırır dallarım, inat
dizlerim dermansız, belim bükülmüş
eğilmez hiç başım , belime inat

yalan giysisine sarılmış tenler
yolumdan şaşmadım onlara inat
niceleri gelip geçti dünyadan
elbet gideceğim dünyaya inat

varsın hiç kalmasın sarayım, hanım
kâlplerde izim var, yokluğa inat
benlikten uzakta, "biz"likte vardım
zavallı, kendine tapana inat 

bir çekişme sürüyor insanoğlunda      
evrendeki muhteşem düzene inat
başlar düşecektir bir gün toprağa
heybede ne olacak şeytana inat?





Hiç yorum yok: