07 Haziran 2019

Kahve ve aşk




Kızım bir kahve yapmış, bol köpüklü lezzetli
Ama suratı asık belli ki biraz dertli
Sordum ne oldu yine düştü suratın yere
Söylemedi nedense ısrar ettim kırk kere
.
Mutfağa doğru düştü yolum işte bu yüzden
Öğrenmeli sebebi, anlamalı kökünden
Baktım tezgâhta fincan boynu bükük yatıyor
Cezve onun yanında gözyaşları döküyor
.
Ağlama dedim ama yoktu duyan dinleyen
Cezvenin hali harap, keman sanki inleyen
Bu ne büyük sevgidir sordum cevap vermedi
Beklediğim yanıtlar bizim kahveden geldi
.
Dedi onun derdini bir ben bilirim inan
Bakma sen gözyaşına fincan acısı yalan
Onun derdi benledir yıllardır bana aşık
İnan ki çok kıskanır içine girse kaşık
.
Kahve, Yemen’den gelmiş, kimse bunu unutmaz
Özenle pişirince, kokusu dayanılmaz
Bakır ise kararır yıllarca parlatılmaz
Eskiyince atılır adı bile anılmaz
.
Fincan kırılsa bile hatırı var kahvenin
Gel gör ki kimse bilmez kıymetini cezvenin
Oysa yanar ateşte koruyarak kahveyi
Kim ondan iyi bilir yana yana sevmeyi
.
Sevdin mi için için yanarak seveceksin
Gelen bin derde bile eyvallah diyeceksin
Var cezve ol sev yeter, kim pişmiş ki yanmadan
Asla vazgeçme sakın, Yaradanı anmadan
.
.
Çiğdem Altınöz

Fotoğraf : Murat Aydinlilar


Hiç yorum yok: